James Gray’in yönettiği ve Brad Pitt’in başrolünde yer aldığı Ad Astra, Netflix’in ABD kataloğuna resmen eklendi. 2019 yapımı film, vizyona girdiği dönemde Rotten Tomatoes’ta yüzde 83 eleştirmen puanı almıştı; şimdi ise abonelikle izlenebilir hale geldi. Haberin kaynağı, filmin ABD kataloğundaki yayına girişini duyuruyor; Türkiye kataloğuna aynı anda eklenip eklenmediği ise bu bilgide yer almıyor, o yüzden ülkemizde izlemek isteyenlerin platformdaki arama sonucunu kendileri kontrol etmesi gerekiyor.
Ad Astra, Pitt’in canlandırdığı Roy McBride adlı astronotun, yıllar önce kaybolan babasını aramak için Neptün’e doğru çıktığı yolculuğu anlatıyor. Babayı Tommy Lee Jones oynuyor; kadroda Liv Tyler, Ruth Negga ve Donald Sutherland da var. Film, görsel tasarımı ve sakin temposuyla çıktığı dönemde ikiye bölünmüş tepkiler almıştı: bir kısım seyirci yavaş anlatımı ve iç sesli monologları “Interstellar benzeri” bir bilim kurgu atmosferi olarak görüp sahiplendi, başka bir kısım ise fragmanlarda vaat edilen aksiyonu bulamadığını söyledi. Yıllar geçtikçe filmin etrafında daha olumlu bir birikim oluştu; özellikle yalnızlık, baba-oğul ilişkisi ve insanın kendi sınırlarıyla yüzleşmesi üzerine kurulu tarafı, sessiz bilim kurgu sevenler için yeniden keşfedilecek bir #bilimkurgu örneği olarak öne çıkıyor.
Netflix’in katalog hareketleri, tek bir ülkedeki eklemenin bazen haftalar sonra başka ülkelere yansımasıyla biliniyor. Bu yüzden “Netflix’te var mı” sorusunun cevabı ülkeye göre değişebiliyor. Ad Astra gibi lisans anlaşmaları farklı platformlar arasında sık el değiştiren yapımlarda Türkiye kataloğu için kesin bir takvim vermek doğru olmaz. Yine de filmin listenize düşmesi, uzun süredir erişemediğiniz bir #filmonerisi başlığını yeniden rafa koymak için iyi bir bahane olabilir. Uzay temalı, diyalogdan çok atmosfere yaslanan yapımları seviyorsanız; Gravity, Moon ve Arrival ile birlikte kısa bir hafta sonu listesi yapmak da mümkün.
Ad Astra’yı daha önce sinemada ya da başka bir platformda izleyenlerin büyük kısmı, filmin ikinci yarısındaki ton değişimini tartışmaya açıyor. Bazıları finaldeki duygusal kapanışı güçlü bulurken, bazıları anlatının son perdede acele ettiğini düşünüyor. Netflix’in ABD kataloğundaki bu #netflix hamlesi, filme ikinci bir şans vermek isteyenler için de fırsat: ilk izleyişte sıkıldığınız sahneler, ikinci kez bakıldığında başka bir anlam kazanabiliyor. Özellikle Pitt’in sakin oyunculuğu ve görüntü yönetimi, telefonda değil de geniş ekranda izlendiğinde belirgin şekilde farklı bir etki bırakıyor.





0 yorum
Test sürümünde yeni yorumlar kapalıdır.